Hakkari, Çukurca Köy Okulu Yardımı

Tam 3 ay! Sosyal mecralarda yapılan tanıtımlar, üniversite önlerine açılan stantlar, afişler ve alın terleri… Bakıldığında ne denli bir emek, özveri ve sabır olduğunu görebiliyoruz. Interrail Türkiye‘nin gönlü güzel, yardımsever ve paylaşımcı üyelerinin imza attığı harika bir iyilik hareketi.

yardim-kolileri

15 Ocak Perşembe, sabaha karşı 4 sularında Balat’da bulunan depoya gruptan üye arkadaşım Yavuz (Henry) ile gittim. Burada yarım kalan işler ve kolilerin düzenlenmesi gerekiyordu. Nitekim Hakkari’ye gidecek olan otobüsümüz de buradan kalkacaktı. İstanbul’dan binecek olan 20 kişi ile birlikte depoda kolilerin düzenlenmesi ve otobüse yüklenmesi amacıyla kısa süreli bir işbirliği ile çalışmalar yaptık. Düzenlenen kolileri dışarıya çıkartarak saat 05:30 da gelen otobüse yükledik. Sabah saatin 06:30’unda Hakkari’ye hareketle yolculuğumuzun startı başladı. Yorgunluk ve uykusuzluk herkesin gözlerinden belli oluyordu. Kendimizi otobüse atar atmaz uyumuşuz.

hakkari-yolculugu

Gözlerimizi açtığımızda Ankara’ya varmıştık. Buradan Ankara ekibini almak için Yenimahalle’ye gittik. Ekibin hazırladığı kolileri otobüse yükleyerek yola çıkmadan hemen önce toplu bir fotoğraf çekildik.

hakkarirail-ankara

Yolumuz uzun… Otobüs içerisinde kah şarkılar söyleniyor, kah hoş sohbetler ediliyor. Neredeyse yarım saatte bir ihtiyaç ya da sigara molası veriyoruz. Şoför amcamızın sinir kat sayıları sık sık istediğimiz molalardan dolayı artış gösteriyordu. 🙂 E, otobüs içerisi kanı kaynayan insanlar olunca kaçınılmaz oluyor böyle şeyler. Yer yer mola vererek ilerliyoruz. Evden poğaça, börek, sarma gibi yiyecekler hazırlayan arkadaşlar ile Baykan ilçesinde verdiğimiz molada karnımızı doyuruyor ve tekrar yola koyuluyoruz.

Cizre, Şırnak yolu hava şartları nedeni ile iyi olmayacağı düşüncesi ile Van’ı dolaşarak iniyoruz Hakkari’ye. Van’ın Başkale ilçesinde biten su ve meyve suyu stoklarımızı tekrar yenilemek için duruyoruz. Bu esnada karlı dağlara nazır bu güzel kare ortaya çıkıyor.

baskale-mola

Saat 09.00 sularında Hakkari’ye varıyoruz. 39 saat yolda geçen süre. Burada bizi ilk karşılayan Hakkari İl Emniyet Teşkilatından sevgili Barlas Ekin arkadaşımız oluyor. Hakkari İl Emniyette bizler için hazırlanan yemek masalarımıza geçiyoruz. Bu esnada Barlas, duygularımızı tercüman eder nitelikte bir konuşma yapıyor ve ardından yemeklerimizi afiyetle yemeye koyuluyoruz.

hakkari-emniyet-mudurlugu

Yaklaşık 4 saatlik bir süre sonrasında Hakkari’den ayrılarak Çukurca ilçesine geçiyoruz. 2 gece konaklayacağımız Köprülü köyü, Mükerrem Akhanlı Yatılı Bölge Okulu’na geldik. Saat 15.00 oldu. Geç saatlerde Köprülü’ye geldiğimizden dolayı ilk geceyi burada geçirdikten sonra sabah erken saatlerde Üzümlü köyüne geçeceğiz. Yatılı okulda erkekler olarak ve bayanlar için iki ayrı blokta hazırlanan odalarımıza yerleşiyoruz. Kişisel ihtiyaçlar, duş derken akşam saat 20.00 olmuştu. Bizler için hazırlanan yemeklerimizi yemek için ana binaya geçiyoruz. Sıcak kanlı, misafirperver okul ve mutfak çalışanlarının bizleri karşılamasından sonra yemeklerimizi alıyoruz.

Yemeklerini yiyenlerin bir kısmı yatmaya gidiyor diğer kısmı ana binada muhabbet ederek vakit geçiriyordu. Uykusuzluk ve uzunca süren bir yolun sonrasında yorgun düşen vücudum daha fazla dayanamıyor ve güzel bir uykuya dalıyorum. Sabah, Bestami ve bir kaç arkadaşımızın kalk borazanı ve “Neler oluyor hayatta” nidaları eşliğinde yataklarımızdan fırlıyoruz. Kahvaltı biz kalkmadan hazırlanmış. Mutfak çalışanlarının samimi tavırları ve gülümseyen yüzleri ile sabah kahvaltımızı ediyoruz.

Kahvaltımızı yaptıktan sonra hiç vakit kaybetmeden Üzümlü köyüne doğru yola çıkıyoruz. Sarp kayalar, vadiler ve dağlar… Dağların arasından, zap suyunu takip ederek varıyorduk Üzümlü köyüne. Köyümüz konum olarak Türkiye’nin sıfır noktası. İHA’dan bize eşlik eden Serkan Abbasigil’in rehberliğinde bir dağın tepesinde peşmerge karakolu, diğer dağın tepesinde Türk Askeri karakolu olduğunu öğreniyoruz. 40 dakikalık bir yolculuktan sonra nihayet bitiş noktasındayız. Otobüsten indiğimizde bizi karşılayan köy insanları, öğretmenlerimiz ve minik kardeşlerimiz. Bu ne güzel bir duygudur!

avni-kula-ilkokulu

Kısa bir kucaklaşmadan sonra kolları sıvayarak otobüste yer alan kolileri çıkarıyoruz hep birlikte. Okula taşıdığımız koliler sonrasında minik öğrenciler ile 2 sınıfa ayrılıyoruz. Deve-cüce oynuyor, şarkılar söylüyoruz. Herkesin keyfi yerinde, miniklerin yüzleri gülüyor.

cukurca-avni-kula-ilkokulu

Bizler esasında yardım etmeye değil, yardımcı olmaya gelmiştik buraya. Minik kardeşlerimizin yanlarında olmak, oyunlar oynamak ve bir nebze olsun onları mutlu edecek eşyalar vermekti amacımız. Nitekim tüm arkadaşlarımızın gözlerindeki ışık, öğrenci kardeşlerimizin yüzlerine birer güneş gibi yansımış ve yüzleri pırıl pırıl parlıyordu. Her bir öğrenci kardeşlerimizin geleceğe umut ile baktığı, gözlerinin içindeki ışığı sohbetler ederek algılıyorduk. Onlar ne siyaset ile ne de yaşadıkları coğrafyanın zorlukları ile ilgileniyorlar. Onlar köyüne, ailelerine hayırlı birer birey olmak için okuyup adam olmak için çabaladıklarını söylüyorlardı.

Öğrenciler ile birlikte yüzlerimizi boyadık, çeşitli oyunlar oynadık. Kolileri açıp kardeşlerimize bir şeyler vermek yüzlerindeki gülücükleri, duyguları yaşamak için can atıyorduk. Oyunlar oynadıktan sonra sobaya atılan odunlar sınıflarımızı iyiden iyiye ısıtmış minik kardeşlerimiz ile kopmayan bir bağ oluşmuştu. Kolilerden çıkardığımız giyim, ayakkabı, kırtasiye, oyuncak ve elektronik malzemeleri dağıttık mutlu oldular, mutlu olduk.

İlçe Milli Eğitim Müdürü, Öğretmenlerimiz ve öğrenci kardeşlerimiz ile toplu bir fotoğrafın ardından üzülerek de olsa köyden ayrılıyorduk. İnterrail Türkiye grubu başta olmak üzere ulaşımımızı sağlayan Beşiktaş Belediyesine, Hakkari Belediyesine, Hakkari İl Emniyet Müdürlüğüne teşekkür ederim.

uzumlu-koyu-kaymakam-avni-kula-ilkokulu

Üzümlü köyünden Çukurca ilçe merkezine giderek burada 1 saatlik bir gezinti yapıyoruz. Burada bize ilçede görevli memur Ahmet ağabey rehberlik ediyor. Çukurca ilçe merkezi bir caddeden ibaret sadece. Caddede geziyor ardından tarihi Ermeni taş evleri ve kaleye çıkıyoruz. Taş evlerde yakın zamana kadar insanların yaşadığını öğreniyoruz. Şimdilerde ise çobanların sığınak ve kış aylarında ısınmak için kullandıklarını söylüyor rehberimiz Ahmet ağabey.

cukurca-tas-evler

cukurca-tarisi-tas-evler

Kısa süreli Çukurca gezimizden sonra ilçe merkeze dönüyoruz. Gruptan bazı arkadaşlarımız kendilerine yöresel eşyalar alıyor. Otobüsteki yerlerimizi alarak 1 saatlik yolculuk sonrası tekrar Köprülü köyü konaklayacağımız yatılı okula geliyoruz. Öğretmenlerimiz mutlu, #HakkariRail grubu mutlu. Kardeşlerimizi arkada bıraksak da biliyoruz ki onlarda mutlular. Okula geldikten sonra hazır olan yemeklerimizi yedik. Hoş sohbetler ettik. Çağla öğretmenimiz ve okul çalışanlarının hazırladığı mini bir eğlence yapıldı. Sahnede kurtlarını dökmek isteyenler doyasıya oynadı. Günün son saatlerine doğru gelindikçe yorgun olan vücutlar yerini tatlı bir uykuya bırakıyordu. Zira 03:30’da İstanbul’a dönüş başlayacaktı. Nitekim kısa süreli bir uyku sonrası sabaha karşı 03:30’da kalkarak otobüsteki yerlerimizi alıyoruz. Gruptan arkadaşımız Şule’de eşyaları ile birlikte otobüse doğru yönelirken gecenin karanlığında kötü bir talihsizlik sonucu ayağı takılarak yere düşüyordu. Burnu yara almıştı. Bu duruma çok üzülüyorduk grup olarak fakat Şule bir şey olmamış gibi gülüyordu. Olması gerekende bu aslında. Şule’yi araca alıyoruz, Hakkari Devlet Hastanesine gideceğiz tedavisi için. Bu sırada Çağla öğretmen otobüse binerek eline alır mikrofonu ve bizi ağlatırdı. Ayrılığın her türlüsü kötü bir şey. Çağla öğretmen, hüzünlüydü. Bizleri uğurlayıcı duygusal bir konuşma sonrası yer yer susuyorduk sonrasında alkış kıyamet kopuyordu otobüsün içerisi. Şahsım adına böylesine değerli bir öğretmeni tanıdığım için çok mutluydum.

Hareket etmiştik. Çağla öğretmen ve okulun diğer değerli çalışanları ile minik kardeşlerimizi geride bırakarak. Hakkari Devlet Hastanesine uğruyoruz. Burada Şule arkadaşımızın yarım saat kadar süren tedavisi yapılıyor. Tekrardan yola koyulmuştuk. Yarım kalan uykuyu tamamlamak adına herkes uyumaya başlamıştı bile. Gözlerimizi açtığımızda Batman sınırlarında olduğumuzu görüyoruz. Buradan Hasankeyf’e yarım saatlik bir yolculuk sonrası geliyoruz. Gece yola çıkmamızın nedeni de Hasankeyf’i gündüz gözü ile görmekti. Neden Hasankeyf sular altında kalmasın dediklerini çıplak gözle gördükten sonra anlıyorum ki Hasankeyf gerçekten sular altında kalmamalı!

HakkariRail grubumuz, Hasankeyf’te gruplara ayrılıyor ve 3 saatlik bir sürede tarihi bölgeyi gezmeye başlıyoruz. Ben, gruptan Tunahan ile ayrılarak bölgeyi gezmeye çıkıyoruz. Burada sırasıyla, köprü ayakları, tarihi hamam ve arkeolojik kazı alanları geziyoruz.

hasankeyf-tarihi-yerler

Dicle Ovası,

hasankeyf-dicle-ovasi

Hasankeyf tarihi hamam,

hasankeyf-tarihi-hamam

buradan ayrıldıktan sonra köprüden karşıya geçerek çarşı içerisinden Hasankeyf mağaralarına doğru gidiyoruz. Hasankeyf vadileri ve içlerine oyulu mağaralar. Muazzam bir görüntü gerçekten. Buraları gezmek için tam 2 gün gerekli aslında. Vadiler içerisinde yürüyerek mağaraları gözlemliyoruz Tunahan ile. Yakın zamana kadar Hasankeyf’li insanların yaşadıkları mağaralar şimdilerde ise hayvan barınakları olarak kullanılmakta.

hasankeyf-vadisi

Hasankeyf mağaraları,

hasankeyf-tas-magaralari

Hasankeyf’i kısıtlı bir süre ile gezdim. Çabuk gezelim derken yorulmuştuk. Yola çıkmamıza 20 dakikalık bir süre varken birer bardak çay içiyoruz Tunahan ile.

hasankeyf-manzarasi

Hava kararmak üzere, Hasankeyf’in akşam görüntüsüne doyamadan tekrar otobüsteki yerlerimizi alarak yola koyuluyoruz. Otobüste alınan karar ile buradan Diyarbakır’a Buket Lahmacun evine geliyoruz. Burada akşam yemeklerimizi yiyoruz. 45 dakikalık serbest zaman ile yemek sonrası kimi arkadaşlar sanat sokağına gidiyor kimileri ofiste cadde boyu geziyordu. Diyarbakır’da olan süremizde doluyor ve İstanbul’a doğru tekrar yola çıkıyorduk. Sırası ile Ankara ekibini başkentte bırakıyor en sonra İstanbul’a 38 saat sonrasında vararak herkes birbirini alkışlıyordu. Böylesine anlamlı bir görevi başarı ile yerine getirmenin haklı gururu ile arkadaşlar vedalaşarak bir yolculuk daha sona eriyordu.

Ben şahsım adına bir kez daha bu değerli yardım kampanyasını organize eden Bestami Köse kardeşime, emeği geçen tüm arkadaşlarıma ve üst düzey yöneticilere teşekkür ederim. Birbirinden değerli ve güzel yürekli insanları tanımaktan dolayı çok mutlu oldum.

Mutlu son,

hakkari-belediyesi

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

© 2013-2017 Tüm hakları saklıdır. Yasal Uyarılar | Gizlilik İlkesi | Gezi Rehberi | Site Haritası |